Etiket arşivi: Spiritüel Satanizm

Ruh satma absürtlüğü

Ruh Satma Absürtlüğü

Ruh satma olayı, bazı materyaller ve tılsımlı sözcükler kullanılarak; dileklerinizi Şeytan’a sunup, onunda sizden bir şey istemesi karşılığında yapılan karşılıklı bir anlaşma olarak geçer. Bu olay pek çok topluma yayılmış ve merak sarmıştır. Hatta bu olay pek çok masonik örgütünde yaptığı bir ayin olarak kulaktan kulağa yayılmıştır.İşin aslına bakılırsa Şeytan, kişinin ruhu karşılığında bir iş yapmaz. Öğretimizde, Şeytan zaten insanın iyiliğini isteyen, onun spiritüel anlamda gelişmesini sağlayan bir Tanrı’dır. Böyle bir varlık neden “bir insanın ruhu karşılığında” onun vaatlerini dile getirsin ki?

“Benim, sizler için resmini çizdiğim ibadet, kolaydır. Sizin bana tapmanıza da ihtiyacım yoktur ve yüceltmenize. Kötü tanrı gibi bana devamlı, riyakarca ve menfaat için yağcılık yapılması kıvanç vermez bana. Yapacağınız her şey, kendinizi yüceltmeniz içindir aslında. Kurbanınıza da gerek yok benim açımdan ve istemem de bunu, özel durumlar gerektirmedikçe. En büyük kurbanınız bana, kendi teninizin zevkini yaşamanızdır, kendiniz için.” 

AYETLER KİTABI
V. BÖLÜM 34.AYET

Yani Sahte dinlerin Sahte Tanrısına yapıldığı gibi kendimizi yırta yırta duâ etmeye gerek yok. Farklı birşey yapmaya da gerek yok. Zaten O, her takipçisini dikkate alandır. O’na sadece içtenlikle duâ etmemiz yeterlidir.

Peki nedir bu ruh satmanın gerçek yüzü?

Hristiyanlığın gelmesiyle birlikte Şeytan daha da kötü ve vahşi bir varlık olarak lanse ettirilmiştir ve kilise elinden geldiğince tüm her şeyi karalamaya çalışmıştır. Bunun yanında fantastik yazarların eserleri veya filmler dolayısıyla gerçekten böyle bir şey var gibi insanlar yanılgılara düşmüşlerdir. Semavi dinlerin insanlarıysa Satanizm’e bir anlamda giriş olan İnisiye Ritüel’inin adını karalayarak, Şeytan’ı daha vahşi göstermiştir. İşin aslında ne Şeytan’ın gelip insanın ruhunun alması olayı vardır, ne de insanın köle olması. Köle olmak, ancak Semavi  Dinlerin Tanrısına yapılan bir şeydir. Sadece İnisiye’nin adı kabalaştırılmış ve ritüel sırasında gerçekleştirilen olaylar fantastik filmlere konu alacak şekilde değiştirilmiştir. Işıkla Kalın..!

-Judas (POL Üyesi)

Araplaşmak

Türkler’in Müslüman oluşu
ve Araplaşmak

Bu yazıda araplaşmanın ne olduğu bize etkileri üzerine bir derleme
yapacağız. Öncelik ile araplaşmak nedir?

Araplaşmak ya da Arabileşmek, Arap olmayan bir bölgenin fethi ile
Arap olmayan nüfusta Arap etkisinin artmasını, Arap dilinin, kültürünün, kimliğinin kademeli olarak benimsenmesini tarif ediyor.
İslam dini ve bunlarla ilişkili İslam’a dayanan sosyopolitik düzen, Arapça bir dille indirilmiş olan Kur’an Araplaşmada merkezi bir rol oynamıştır; bu, genellikle fethedilen topraklarda İslamileştirme ile beraber ilerlemiştir.

İlk olarak İslam‟ın bir arap dini olduğunu belirtelim

“Böylece biz sana Arapça bir Kur‟an vahyettik ki,
şehirlerin anası olan Mekke‟de ve çevresinde
bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan
toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette,
bir grup ise cehennemdedir.(Şura 7)

Olay Mekke ve çevresinde Muhammed‟in TLE nöbetleriyle başladı yani kutuplarda nasıl oruç tutacağız diye düşünmene gerek yok mümin kardeş. İslam‟da arap olmayan Müslümanlara köle anlamında ki “mevali” denir. Ama sen daha hoparlörün icat edilmediği yıllarda peygamberinin 100.000 kişiye veda hutbesinde ırkçılığı ve köleliği yasaklayan şeyler söylediğine inanıyorsan o senin bileceğin iş.Sizinle bir hadis paylaşayım.

“şu da kıyamet alametlerinden: kıldan(keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste derili toplulanvuruşmanız-öldürüşmeniz kıyamet alametlerindendir. siz(müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık
burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz.”( bkz. buhari, e’s-sahih, kitabu’l-cihad/95; müslüm, e’s-sahih, kitabu’lfiten/66, hadis no: 2912; ibnmace, h.no: 4097-4098).

70 yıl süren türk-arap savaşlarında talkan ve curcan katliamları gibi birçok katliam yaşanmıştır.100.000’e yakın Türk öldürülmüş 50.000‟e yakın türk ise cariye ve köle yapılmıştır.Araştırmanız dahiline bu tarihi kayıtlardan bu bilgilere erişmeniz mümkün.Kısacası türkler zorla Müslüman yapılmıştır.Ve
İslam’la da asimile edilmişlerdir. Araplaştırma Irak, Suriye yakın geçmişte uygulanmış bir yöntemdir.Ama başarılı olamamışlardır. Bunun nedeni buradaki hükümetlerin BAAS(arap ulusunu sosyalist bir devlette birleştirmeyi amaçlayan düşünce) ideolojisine sahip olmasıdır.Yakın tarihte gözlemlendiği üzere İslam kılıfı altında olmadan Araplaştırma girişimleri başarısız olmuştur.

Araplaşmanın Türklere zararları nelerdir ?

Genelde her millet belli bir inanca mensup olmaya gereksinim duyar, Bu tarihten boyunca böyle olmuştur. Ama devletler diğer devletlerin etkisinde olmamak için diğerlerinden farklı bir inanca sahip olmuşlardır .Bunu yapamadılarsa da en kötü farklı bir mezhep kurmuşlardır .Bunun nedenini günümüzde çok iyi
anlıyoruz Bugün baktığımız zaman birçok ayrıntıyı görebilmekteyiz. Bugün birçok müslüman Türk, talihsiz bir biçimde çocuklara Arapça isimler koyarak, bir Arap gibi yaşayarak ve düpedüz Arapların üstün bir millet olduğuna inanarak” kendi yurdunda asimile edilmektedir. İnsanlığın en temel korkularından biri olan ölüm ve bilinmezlik korkusu kullanılarak, resmen insanlara
şantaj yapar gibi Arap kültür emperyalizmi, dinmiş gibi dayatılmaktadır. İslam bu yüzden Türklere tarih boyunca büyük bir zarar vermiştir.

1-) Bugünkü azınlık sorunlarının temelinde İslam inancı vardır. İslam inancı sayesinde bu azınlıklara hoşgörü sağlanmış ve baskınlık kurmalarına izin verilmiştir.

2-) Türklerin milli hırsları körelmiştir, Türk milletinin içindeki Türklük bastırılmıştır.

3-) Dünya hakimiyetinin kurulacağı bir dönemde İslam inancının beraberinde getirdiği mezhep bölünmeleri yaşanmış ve sırf inanç farklılığından dolayı Türk, Türk’e düşman olmuştur. Osmanlı-Safevi savaşı bunun en açık örneğidir.

4-) Yavuz Sultan Selim ”alevi yada şii inancına sahip olduğu” için Türkleri, İran içine sürmüş ve ”şafi  oldukları” için Kürtleri getirip Anadolu’ya yerleştirmiştir..

5-) Türk devletlerinin içi devşirme paşalar, devlet adamları ve saray kadınları ile doldurulmuş devlet içeriden çürümüştür.

6-) Senelerce Araplar ”millet-i nebevi” sayılmış, savaştırılmamış ve kendilerinden vergi de alınmamıştır. Türkler, Arapların fedailiğini yapmıştır ve mükafat olarak da koca bir ihanet miras almıştır..

7-) Siyasi İslam belası başımıza sarılmıştır.

8-) Türkler orijinal dininden uzaklaşmış ve gelmiş geçmiş en karanlık dinlerden birisine yüzyıllarca inanmışlardır.

-POL Birisi

Satanizm

Satanizm nedir?

  Önyargılarınızı kapı dışarı bırakarak yazımı okumaya başlamanızı rica ediyorum. Satanizm insanlığın başından beri olan bir inanç, sevgi ve mücadeledir. Satanizm kan ve şiddet değildir. Medyada çıkan birkaç serserinin yaptığı saçma şeylerin günah keçisi de değildir. “Günah keçisi” ne güzel bir tabir değil mi? Şeytan ile özdeşleştirilen hayvanlardan bir tanesidir keçi. belki de bu kavram da buradan geliyordur kim bilir? Kısacası gerçeği saptırmaya çalışanlar tarafından satanizm sürekli karalanmıştır. Kontrollü karşıtlıklarla gerçek yol kapatılmaya çalışılmıştır fakat unutulan bir şey vardır, gerçeğin önünü kapatmaya kimsenin gücü yetemez.

Şeytan sahte tanrı tarafından yaratılmamıştır, Şeytan sizi kötülüğe götürmeye çalışan bir varlık değildir. Şeytan insanın düşmanı değildir. Tüm bilinenlerin aksine Şeytan insanın yol göstericisidir, bize yapıtaşlarını veren varlıklardan biridir bu yüzden de bir bakıma anne/babamızdır Şeytan. İçimizde, en derinimizde sevgisini tutkuyla hissedebileceğimiz varlıktır. Korkmayın ve devam edin okumaya, en azından medyanın saçmalıkları yerine gerçek bir şeyler öğrenmiş olacaksınız.

İnsan gelişmiş varlıkların/tanrıların projesinin bir sonucudur. Burada tanrıdan kasıt bu gelişmiş varlıklardır. İnsnın asıl yapılış amacı sağlamaktı bağlantısını Dünya’ nın kozmik bütünlüğe. ve hasat edicisi/toplayıcısı gibi olmasıydı tanrılara. Yapıldı/yaratıldı insan tanrıların/varlıkların gelişmiş bilimiyle. Ol demekle olmadı tüm bunlar aşama aşama oldu her şey ve en büyük rolü oynayan varlıklardan biriydi Şeytan. . Dünyanın canlısı ki, dünyada yaşayacak ve tanrılarla iletişimde olacak ve dünyayı geliştirecek ve kozmik bütünlüğün parçası olacak olan canlı, aynı zamanda dünyayı da kozmik bütünlüğe bağlayacaktı. Bu yüzden O, dünyanın kendi maddesinden olan kendi canlısı olmalıydı.

Her tanrı verdi kendi enerjisinden insanın yapıtaşlarına ve her tanrı değişik alanda yoğun bir enerjidir aslında.Tanrılar biliyorlardı ki, insanın kendilerinde olan vasıflarla aktif olmaları enerji verecekti onlara. Kötü tanrı savaştır, kötü tanrı bunalımdır, kıskançlık ve yalandır. Bu enerjilerden beslenen tanrıdır o. Yaratılışı/Yapılışı bittiğinde insanın bozgunluk çıkardı kötü tanrı, tanrılar arasında. İnsanın sadece ona enerji hasat etmesini daha doğru bir tabirle kölelik etmesini istedi. İstemedi insanın tanrılarla iletişimde olmasını ve hem görevini yaparken hem de tanrısallığa ulaşmasını. Zorladı diğer tanrıları kendi istekleriyle kendi bünyesine katılmaya veya yok olmaya. Ona katılanları birer köle haline çevirdi ki siz bunlara melekler de diyebilirsiniz. Kendi bünyesine ekledi ve yok etti benliklerini. Şeytan karşı çıktı kötü tanrının yaptıklarına ve isyan etti ona. Kötü tanrıya karşı gelen diğer tanrılarla beraber terk etti insanı ürettikleri mekanı. İşte bu yüzden denir kötü tanrının kitabında bile “Sen izin verilenlerdensin.” diye…

Şeytan başından beri yanında oldu insanın, hiç yalnız bırakmadı onu ama insan kaybetti savaşı hiç kaybetmemesi gereken zamanda, ki almışken bile tanrıların gücünü… ve kötü tanrı baskın güç oldu Dünya’ da. Kötü tanrının müridleri köleleştirdiler insanlığı. Kapattılar önünü düşünmenin, sanatın, sevginin ve hatta sevşimenin ama Şeytan’ ın öğretisi diğer bir deyişle insanlığın özgürlüğünün savaşı hiç bir zaman bitmedi bu mücadele insanlığın başından beri bu zamana kadar süregeldi. Yıktı kötü tanrı ve onun müridleri kendilerinden olmayanları hiç acımadan ve yok ettiler tüm kadim inanışları ve güzellikleri. Kötü dediler iyi olan her şeye ve düşman yaftası yapıştırdılar tüm güzel isimlere.
Satan’ a “düşman” olan dediler en eski dillerden biri olan sanskritçe de “Mutlak Gerçek” anlamına gelen kadim tanrıya…

Satanizm düşünmektir ve farkında olmaktır gerçeklerin. Kendini her anlamda geliştirmektir. Ruhu geliştirmek ve enerjimizi yükseltmektir. İnsanlığın kölelikten kurtuluşunun Şeytan tarafından verilmiş anahtarıdır. Yememizi asla istemedikleri Yasak Meyvedir. Meditasyonlar yapmak, kendini kabullenmek ve daha ileriye taşımaktır. Gerçektir içimizde hiç sönmeden yanan…

Yazımı burada sonlandırıyorum. Umuyorum ki önyargılarınızı bi kenara bırakabilmiş ve gerekli bilgiler edinebilmişsinizdir. Yeni yazılar yazıyor olacağım. Takipte kalın. Selam olsun gerçeğin öğretisinin adanmışlarına. Selam olsun kudretli Şeytan’a ve yolumuzda ki diğer tanrılara!

Pedo-Naziler SS grubu

    Path Of Lucifer olarak sitemizde hiç bir zaman direkt suçlama olabilecek şeyler yazmadık ama bugün bir ilki gerçekleştirmek durumundayız. Satanizm yıllar boyunca insanların kişisel iğrençlikleri yüzünden kirletildi, kirlendi ve kötü bir ün kazandı. İnsanlar kendi iğrençliklerini satanizm adıyla maskelediler. Kimi zaman bir kedi kestiler sadist duygularıyla ve böyle tatmin ettiler kendini ve suçu Şeytan’ a attılar. Kimi zamansa daha farklı iğrençlikler yaptılar ama dikkatli incelendiğinde bu olayların (medyanın abartması bir yana gerçek olanlar) ortak yönünün insanların hastalıklı fikirlerine bir kılıf uydurma çabası olduğunu görüyoruz. Bugün ise bu kötü örneklerden birinden bahsedeceğiz Türkiye SS topluluğu. 

Kim bu SS topluluğu?

spirituelsatanizm.blogspot.com sitesinde yayın yapan bu topluluğu Peacock (PeppermintTaco) nickli kişi kurdu ve yönetiyor. Spiritüel satanist olduklarını iddia ediyorlar. Kötü JoS örneğinin daha da kötü uzantısı olan bu topluluğun sanırım dünya da eşi benzeri yoktur çünkü savundukları şeyler ve iddiaları gerçekten çok komik ve hiç bir şekilde geçerliliği olmayan şeyler, lafı fazla uzatmadan savundukları iddialara geçmek istiyorum. (En komiklerini ve Adminlerinin pedofili olayını sona sakladım.)

1-) Ruhun ırkı ve cinsiyeti vardır.
Bu gerçekten çok komik bir iddiadır. Irk kavramı insanların adlandırdığı bir kavramdır. Ruh gibi enerjisel bir şeyin ırkı olduğunu iddia etmek büyük saçmalık.

2-) Adolf Hitler ölmedi , tanrı oldu

Diğer komik bir iddia ise bu grup Adolf Hitler’ i resmen taparcasına savunmaktadır. Onun ölmediğini tanrı olduğunu söylemektedirler. Hatta hitler Satanistmiş komik tarafı da adanma metni bir müzede hala saklanmaktaymış. (Kaynak: Peacockun Götü)

3-) buna ne tür bir başlık verebilirim bilmiyorum …

Havada duruyormuş. Bir dakika… uçan adam sabrinin küçüklüğü?!?! şakayı bir kenara bırakırsak 8 yaşında birinin adanması ne kadar doğrudur? Bu ibrahimi dinlerin yaptığı beyin yıkamayla aynı şeydir. 8 yaşında ki bir çocuk neyi okumuş, araştırmış ki satanizmi seçip adanmış? Bu düpedüz çocuk istismarıdır. (Beyin Yıkama başlıklı yazımıza bakabilirsiniz. Aydınlatıcı olacaktır.)

4-) “Yahudiler Uzaylıdır.”

Sanırım en saçma ve komik iddiaları bu. Yahudilerin uzaylı bir ırk olduğuna ve reptilianlar tarafından üretildiğine inanıyorlar. Yıl 2017 hala böyle saçma şeylere inananlar olduğunu bilmek (cringe)

PEDOCOCK

Şimdiyse merakla beklediğiniz kısma geliyoruz bu grubun kurucusu olan peacock’un “küçük kızlara” olan ilgisini kendi mesajlarıyla okuyacağız. ekran görüntüleri Pedocock un C2 hesabında yaptığı konuşmalardır.

Maalesef ki böyle saçma insanlar ortaya çıkıp öğretimizi kirletiyorlar. Satanist Nazicilik oynuyorlar. Yahudilere uzaylı diyor , “demon sikiyor” ve pedo davranışlar gösteriyorlar. Elimizde daha fazla kanıt bulunmaktadır. Kimseden hiç bir konuda çekincemiz yoktur. Dilediğinizi sorabilirsiniz, cevaplayamayacağımız bir pürüz yoktur bizim topluluğumuzda. Kudretli Şeytan’ ın adını kullanarak başka şeylere kılıf hazırlayanlara İstismarcılara , satanizmi siyasetle karıştıranlara, hayal dünyasında yaşayan umut tacirlerine

ASLA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!

-Rebellion
Path Of Lucifer Baş Rahibi

Satanist kimdir?

Satanist bir birey toplumun ona dayattıklarını reddetme mükemmeliyetini göstermiş güçlü insandır. Toplumun sahte ahlak kurallarını bir köşeye koymuş , kalıplarından ve imageszincirlerinden kurtulmuş insandır. Satanist bir birey isyandır , aşktır , gerçek hisler taşıyan, farkındalığın sahibi olandır. Üreten kişidir. Sanatla ışığı taşıyandır. Sahteliğin en büyük düşmanıdır! Efendinin ona verdiği ışık ve kudret hissedilebilirdir. O , hiç sönmeden yanan ateşin bir parçasıdır. İstediklerini söküp alan, “istediğini alan üstün insan” formuna en yakın kişidir. Sürüye ayak uyduranlar her gün yerinde sayarken tanrısallığa giden yolda durmadan adım atabilen kişidir satanist. Her insanın içinde ki tanrısallığı fark eden ve bunu ortaya çıkarmak için çabalayandır. Şeytan’ dan aldığı ateşle tüm zihinleri aydınlatacak olandır.

Bilmelisiniz ki

Onların korkuyla kurdukları hastalıklı sistemlere karşı tek başınıza değilsiniz. Düşünceleriniz değersiz değil. Geldiğiniz nokta gücün ve uyanışın adeta bir başlangıcıdır. Bundan sonra da sürekli farkındalığımızın olması gereken şeyler vardır ki hayat aslında farkındalıktır. Davamız haklıdır. Yolumuz tertemiz bir yoldur. Bilgiyle verdiğimiz bu mücadele insanı köle yapmak isteyen tüm sistemlere karşı haklı bir mücadeledir. Özümüzdür doğal olan budur! Sahte tanrının ve onun hep geciktirmeye çalışıp, korkuyla zihinlere hüküm sürüp, asla ulaşmamızı istemediği o Yasak Elmadır. İçinizde uyuttukları ve size unutturdukları o tanrı/tanrıçayı uyandırma vaktidir artık. Koparın dallarından o ağacın ve hiç çekinmeden tadına varın özgürlüğe ilk adımın.

Gücünüzün farkında olun
Ve unutmayın…

“Şeytan’ın gücünün mutlak güce denk olduğu yerde
Elohim hiçbirşeydir.”

Işıkla Kalın!

-Rebelllion

                                                                                                   

İsa gerçekten var oldu mu?

İsa gerçekten var oldu mu ?

Bu yazı İsa’nın gerçekten var olmadığı, eski mitolojilerin tekrarı olduğu ve varlığına dair hiçbir tarihi kayıt olmadığı iddialarına cevap olması için hazırlanmıştır.

İsa’nın varlığına dair tarihi kayıtlar :

İsa’ya yaşadığı süre içinde yalnızca 12 kişi inandı ve İsa’nın yaşadığı zamanlar da başka bir sürü kişi de peygamberlik iddiasında bulunmuş olabilir. Bu yüzden o dönemde yaşayan her tarihçinin İsa’yı bilmesi bilsede diğer peygamberlik iddiasında bulunan kişilerden farklı olduğunu düşünüp tarihi kayıtlara geçirmesi zordur.Bu yüzden İsa’nın dönemin her tarihçisinin kayıtlarında var olması gerektiği düşüncesi saçmadır.

Buna rağmen İsa’ya tarihi kayıtlarda rastlanır. Bunlardan biri de Korneliyus Takitus’un (M.S. 55-120) kayıtlarıdır;

Bütün esenlik insandan gelmediği gibi, bütün ödülleri de prens sunamaz, aynı şekilde, Roma yangını ya da büyük yangının emrini verdiğine inanılan Nero’yu rahatlatmak amacı ile tanrılara takdim edilen bütün sunular da kötü şöhretinden onu kurtaramaz. Buna karşılık bu söylentileri bastırmak isteyen Nero, suçlamaları zorla kabul ettirmek için en usta işkencelerini, halk tarafından Hristiyanlar olarak isimlendirilen ve iğrençlikleri yüzünden herkes tarafından nefret edilen bu sınıf üzerinde hızlandırdı. Bu ismin kaynağı, Tiberyus’un yönetimi esnasında, bizim vekillerimizden olan Pontius Pilatus’un ellerinde en büyük cezayı çekmiş olan Christus isimli şahıstır. O an için engellenmiş bile olsa, uğursuz bir söylenti yüzünden sadece, her türlü kötülüğün ilk kaynağı olan Yahuda’da değil, aynı zamanda bütün dünyanın her tarafındaki gizli ve utanç verici şeylerin merkezini bulduğu ve popüler olduğu Roma’da da yayılmaya başlamıştır. (Annals XV, 44)

İsa’nın var olmadığını öne sürenlerin buna cevabı buradaki Christus’un isim anlamı olarak kutsanmış anlamına gelen başka bir şahıs olduğudur ismin yanlış yazılmasıyla da bu düşünceyi desteklerler. Pontius Pilatus MS 26-36 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nun Yahudiye eyaletinin valiliğini yapmış bazı kaynaklarda da savcı olarak geçmektedir.Ve İsa’nın çarmıha gerilmesine karar veren şahıstır.Yani tarihi belgede geçen “Pontius Pilatus’un ellerinde en büyük cezayı çekmiş olan Christus” ifadesinde ki Christus İsa’yı kastetmektedir.Bu şekilde İsa’dan ve onun acı çeken takipçilerinden bahseden tarihi kayıtlar var hepsini buraya yazmam yazıyı gereksiz yere uzatır benim özellikle Korneliyus Takitus’un kayıtını alma nedenim bu kişinin antik roma döneminde en büyük tarihçi olarak anılması aynı zamanda senatör olması ve halk arasında dürüstlüğüyle bilinmesidir.Bu adamın İsa’nın ölümünden sonra doğması aklınızı karıştırmasın.İsa’nın ölümünden 20 yıl sonra doğmuştur arada fazla bir fark yok bir tarihçi için bu kadar yıl farkı geçmişte olan bir olayı öğrenmesi için engel değil ve kendisi bir senatör yani bütün devlet kayıtlarına erişme imkanına sahip.Ve Takitus’un yaşadığı dönemde Hristiyanlık tehlike olarak görülüyor ve Hristiyanlara işgence çektiriliyordu yani Roma’da Hristiyanlık hakim din değildi yalan söylemesi için hiçbir neden yok.

İsa’nın hikayesi diğer tanrılardan çalıntı mı ?

İsa var olmadı diyenlerin iddialarından birisi de İsa’nın eski güneş tanrılarının tekrarı olduğudur.İsa’nın hikayesinde geçen şeylerin eski tanrılardan alıntı olduğu ve bu yüzden İsa’nın kurgusal bir karekter olduğu iddia ediliyor.
Gündüzün iyilik olarak sembolize edildiğini gecenin ise kötülük olarak eski mitlerde sembolize edildiği Şeytanla tanrının savaşının aslında gece ve gündüzden esinlenildiğini söylüyorlar.Eğer bu doğru olsaydı çoğu mitteki ay tanrılarının (çoğunluğu tanrıça) kötü olması gerekirdi ama bunun aksine ay tanrılarının güzel vasıfları var.
Öncelikle İsa var olmadı diyenlerin güneş tanrısı zannettiği horus aslında güneş tanrısı RA

ra1.png

Ne horus ne aynı şekilde Seth’le kavgalı olan babası Osiris ise güneş tanrısı değildir.Ra’ya inanan firavunlar aynı zamanda Horus’ada inandıkları için Horus hatalı olarak güneş tanrısı olarak da bilinir.Horus güneşi ve ayı içine alan Gökyüzü tanrısıdır. Bunu iyi niyetli bir hata olarak kabul etsek bile Seth kötü bir tanrı olarak mitte yer alır ancak geceyle hiçbir alakası yoktur.Horus’un bir gözü güneşi diğer gözü ise Ay’ı simgeler. Seth Horus’la savaşırken Horus’un ayı simgeleyen sol gözünü çıkarmıştır.Bu olaydan sonra ay güneş kadar parlak olmayacaktır.Seth’in geceye etkisi yalnızca bu kadar yani anlattıkları gibi seth yendiğinde gece oluyor horus yendiğinde gündüz oluyor gibi bir şey söz konusu değil.gozu

Ve gerçek güneş tanrısı Ra’nında Seth’le bir savaşı yok.Gündüz – gece = iyilik-kötülük sembolizminin Mısır mitinde var olduğu iddiası bu yüzden saçma.

hrs1

Bunu açıklama gereği duydum çünkü hatalı bir şekilde İsa’nın ve Horus’un farklı zamanlarda yaşayan güneş tanrıları olduğundan bahsediyorlar ve sözde benzerlikleri sıralanıyor.Şimdi sıraladıkları benzerliklerin doğru olup olmadığını kontrol edelim.
-Horus u doğuran İsis ,bakire değil.
-Horus ve diğer hiçbir pagan tanrısı çarmıha gerilmedi. Çarmıha germe cezası ilk olarak Romalılar tarafından bu mitlerden çok daha sonra uygulanmaya başladı.
-Horus o dönemdeki her tanrı gibi 7 sülalesi tanrıydı yani bir tanrının oğlu olması onu İsa’yla benzer yapmaz
-Horusun 12 havarisi yoktu 16’sı insan 4’ü yarıtanrı olmak üzere 20 müridi vardı.
-Horus 12 yaşında öğretmen değildi
– Horus “güzel çoban” , “ Tanrı’nın koyunu ” gibi adlarla anılmadı. Onun isimleri “Gökyüzü Tanrısı”, “Savaşın Tanrısı” “Avın tanrısı”dır.
– 3 kral yıldızı takip ederek Horus’u bulmadı.Ve Yıldızı takip ederek İsa’yı bulanların sayısı İncil’de geçmez 3 müneccim sonradan işlenmiştir.Bazı kaynaklarda müneccimlerin sayısı 12 olarak geçer.
– Görevine 30 yaşında başladığına dair tarafsız bir kaynak yok.
– Öldükten sonra dirilen Horus’un babası Osiris Horus değil.
– Horus’un suyun üstünde yürüdüğüne dair bir veri yok. Horus, hiç kimseyi diriltmedi.

İsa’yı reddedenler durmuyor İsa’nın diğer tanrıların da kopyası olduğundan bahsediyor ve benzerliklerini sıralıyor tabiki de onlar da yanlış.

dionysus1.png

-Şarap tanrısı Dionysus çarmıha gerilerek ölmedi Titanların onu parçalaması sonucu öldü.
-Onu doğuran kadın ile ilgili iki farklı hikaye var iki hikayede de Zeus baba ama anneler değişiyor.Hikayenin birinde yer altı kraliçesi Persephone anne diğerinde ölümlü kadın Semele ikisininde bakire olduğuna dair bilgi yok
-Kendisi Alfa-Omega yani ilk ve son denilmedi.Zeusun onun gibi birsürü çocuğu var.
– 25 aralıkta doğduğuna dair bir bilgi yok.

attis

-Attis’in annesi Nana’nın bakire olduğuna dair bir bilgi yok.
-Attis kendisini kısırlaştırdığı için öldü çarmıha gerilmedi.
-Attis çam ağacı olarak diriliyor
-25 aralıkta doğduğuna dair bir bilgi yok

krisna.png

-Krishna’nın doğum günü her yıl Ağustos ayının sonlarında Krishna Janmashtami olarak
kutlanır. 25 Aralıkta doğduğu iddiası gerçek değil
-Krishna Jara adlı bir avcının onu yanlışlıkla vurması sonucu öldü çarmıha gerilmedi.
-Doğumunu müjdeleyen bir yıldıza dair bilgi yok. -Krishnanın kendinden büyük kardeşleri vardı. Kamsa’ya falcı Devaki’nin çocuklarının onu öldüreceğini söylendi. Kamsa, Devaki’nin bütün çocuklarını öldürmeyi kararlaştırdı. Krishna doğduğunda, Vasudeva gizlice bebek Krishna’yı Yamuna’ya uzatır. Kamsa Krishna’yı öldürmeye çalıştığında bebek, Hindu tanrıça Durga gibi görünür. Subhadra ve Balarama hariç Krishna’nın diğer kardeşleri Kamsa’nın elinden kurtulamaz.Kısacası Krishna’nın kendinden büyük kardeşleri vardı bir bakireden doğmadı.

İsa yusufun kopyası mı ?

İsa’nın yusuf’un kopyası olduğunu söyleyecek kadar bile ileri gidenler var !
-Yusufun mucizevi şekilde doğuşu İsa’nınkiyle karşılaştırılamaz bile Yusuf’un mucizevi doğuşu kısır bir kadının duayla çocuk sahibi olmasından ibaret .
-Yusufun 11 kardeşi vardı kendisiyle birlikte bu sayı 12. İsa’nın ise 12 havarisi vardı kendisiyle birlikte bu sayı 13.
-Yusuf 30 yaşında firavunun hizmetine giriyor.Firavunu hizmetine girmeden önce de yusufa peygamberlik gelmişti.Yani İsa’nın 30 yaşında göreve başlamasıyla bir benzerlik yok.

İsa güneş tanrısı mı?

İsa’nın var olmadığını iddia edenler güneş tanrısı zannettikleri horusla İsa’yı benzerleştirmeye çalıştıkları için İsa’nında aslında bir güneş tanrısı olduğunu söylerler. 22 aralığa kadar güneşin yıldızların haç şeklini oluşturduğu güney takım yıldızı üzerinden giderek alçaldığı , günlerin kısaldığı bununda güneş tanrısının ölümü olarak sembolize edildiğini 3 gün güneşin güneye doğru hareketinin
durmasından sonra ise güneşin yükselişe geçtiği söyleniyor buda güneş tanrısın dirilişi oluyormuş.Hristiyanlıkta ki noel kutlamasının 25 aralıkta olmasının nedeni buymuş ki Hristiyan mezheplerinde noel kutlaması farklıdır ve incilde noelin tarihi yazmaz. 21 aralıktan sonra günler uzamaya başlıyor 25 değil ve güneşin güneye harekitinin 3 gün durmasını nereden çıkardıklarını ise bilmiyorum.

clrsl.png

Aslında mantıklı gelebilirdi güneşin haçın üzerinde (güney takım yıldızı) gittikçe güneye hareket etmesi 3 gün sonra yükselmesi ilginç olabilirdi İsa’nın çarmıha gerilişi ve dirilişine benzediği için. Ama Noel isa’nın dirilişi ve ölümü değil.İsa’nın bir güneş tanrısı olduğunu göstermek için 25 aralığı diriliş gibi anlatıyorlar halbuki o tarih doğum yılı olarak kabul ediliyor ( o da yalnızca bazı Hristiyanlarca)Anlaşılan İsa’nın doğuşuyla, dirilişi Y A N L I Ş L I K L A karıştırmışlar.
İsanın çarmıha geçirildiği 3. günün sonunda dirilişi paskalya bayramı olarak kutlanır( 325 yılındaki İznik Konsili’nde Paskalya’nın bahar ekinoksundan (21 Mart) sonraki ilk dolunayın ardından gelen Pazar günü kutlanması kararı alındı). Bu da 25 aralık dirilişini çürüten ayrı bir kanıt.İsa’nın göğe yükselişinin 30 nisan-3 temmuz arasında ki tarihleri arasında değişen günde kutlanmasının nedeni ise günlerin uzamasının yani güneşinde İsa gibi yükselmesinin ekinoks’tan(günlerin uzamasından) sonra olmasıdır derler.
Bu yalana karşı savunmam şu öncelikle 21 marttan itibaren gündüz geceden uzun olmaya başlar ve 21 hazirandan sonra yavaş yavaş kısalmaya başlar ve 23 eylülde gece gündüzü geçer.Bu kutlamaların 30nisan-3 temmuz tarihi arsında olmasının nedeni paskalya orucundan 40 gün sonra olmasıdır. 40gün sonra olmasının anlamı ise İsa’nın öldükten 3 gün sonra dirildiğine ve birçok insana görüldükten sonra, 40. günde havarilere görünüp, göğe, Tanrı’nın yanına yükseldiğine inanılır.Yani günün geceden daha uzun olduğu için kutlansa bu tarihler 21 mart – 23 eylül arasındaki günlerden biri olarak her sene değişirdi yada mesihin gökte güneş gibi yükselişini sembolize ettiği için olduğunu farz edersek günün kısalmayı başladığı tarih 21 haziran olduğu için 21 mart-21haziran tarihleri arasındaki günler olarak değişmesi gerekirdi. Yani İsa’nın ölümünün , dirilişinin , doğuşunun, güneşle hiçbir alakası yok.

Paskalyanın ekinokstan sonra , noelin kış gündönümünde olmasının nedini bu tarihlerin güneşle ilgili olmasından(yalnızca güneşin hareketleriyle ilgili yukarda anlattığım gibi güneşi isa gibi anlamlandırması söz konusu değil) dolayı zaten antik pagan dinlerinde sürekli kutlanması ve paganlıktan Hristiyanlığa geçişin çabuk kabul görmesi içindir.Unutulmamalı ki bu tür doğa olayları çoğu dinlerde bayram olarak kutlanıyor . Ve hristiyanlıkta ki bayramların neredeyse tümünün paganlarda olması pagan olan Avrupa toplumunun Hristiyanlığa geçmesinden kaynaklanmaktadır. Elbetteki eski geleneklerini yeni dinlerinde de yaşatacaklardır .Paganlıktan Hristiyanlığa geçişi kolaylaştırmak için kilisenin Hristiyanlığa eklediği şeyleri de göz ardı etmemek lazım.Bunun benzerini ülkemizde de görüyoruz. Ülkemizde yaşanan İslamda eski türk inançlarının var olduğunu kim inkar edebilir ?

Zodyak çarkı ve İsa:

zddl

Zodyak çarkı güneşin dünyanın etrafında dolaşma hareketi yaptığı anda ziyaret ettiği yıldız kümelerini gösterir. Günümüzde bile bu güneş burçlarını insanlar doğum tarihine göre sahipleniyor.12 ayı ve 4 mevsimi gösterdiği için 4’e ayrılmış ve “+” şekli oluşmuş.Hayal gücü yüksek insanlar için bu kadarı bile İsa’nın hikayesiyle bağdaşlaştırılabilir.
“Güneş 12 burcu ziyaret ediyor , İsa’da öldükten sonra havarilerini ziyaret etti o halde İsa’nın hikayesi bu eski sembolden alıntı bu da İsa’nın aslında güneş tanrısı olduğunu gösterir “ diyorlar.İsa’nın 12 havarisi zodyakın 12 burcu demek istiyorlar yani. Ama böyle olması için İsa’nın kendisini gambazlayan havarisi Yahudayı da ziyaret ettiğini doğru kabul etmek gerekir yani İsa 11 havarisini ziyaret etmiştir güneşin 12 burcu ziyaretinden ilgisizdir.
Bu yazıda İsa’nın gerçekten var olduğunu , tarihi kayıtlarda geçtiğini, eski mitlerin tekrarı olmadığını ve bir güneş tanrısı olmadığını açıkladım. Bu İsa’ya sevgi beslediğim ya da dinine inandığım anlamına gelmez. Benim tek derdim bazı doğrulardan bahsetmek ve İsa kitabına İsa hiç var olmadı diye sallayanlara cevap vermekti. Işıkla kalın !
-DarkTemplar (POL Yazarı)

 

Site Haritası

Site haritası siteye yeni girenlere yardımcı olması için hazırlanmıştır.

Şeytan'ın kitapları
-Gerçekler Kitabı
-Ayetler Kitabı
-İsa Kitabı

Satanizm
-Kara Öğreti
-Neden Satanizm?
-Satanizm hakkında genel bir yazı
-Satanizm islam ve bilim
-Satanistler kedi keser mi?
-Satanist Hareket
-Adanma Ritüeli
-Sık Sorulan Sorular
-Büyü
Meditasyonlar
-Meditasyon
-Farkındalık Meditasyonu (Rebellion)
-SA-TA-NA-MA Meditasyonu (Rebellion) 
-Nefes Egzersizleri (Seth) 
-Enerji Meditasyonu (Seth)

Kategorisiz
-P.O.L
-Beyin yıkama
-Düşünce en büyük güç
-Bu bir savaş
-Konuşma Ağı
-Enel Hak
-Joy Of Satan ve sorulara cevaplar

Ayrıca Belgeler,Pdfler

 

Düşünce en büyük güç

Bu zamanların insanlarının en çok yapamadığı iş kalıpların dışında hayaller kurmak ve yaptıkları en büyük hataları ise kurdukları hayalleri küçümsemeleri , onları gerçek yapabileceklerinin farkında olmamaları. Belki sizler farkında değilsiniz ama her şey bir düşünceyle var oluyor. Her büyük devrim , her büyük gelişme bir düşünceyle filizleniyor ve büyüyor. Küçük bir kıvılcımın büyük bir yangına sebep olduğu gibi bir düşünce de büyük kapıları açabiliyor. Düşüncenin yönü/tarafı yoktur hangi düşünceye hangi hayale sahip olursanız olun. Şunu bilin inandığınız sürece başarabilirsiniz. Düşünce en büyük güçtür! (videoyu 1.30 dan başlayarak izlerseniz vakit kaybetmezsiniz.)

Eğer incelerseniz tarih ve çağlar boyu göreceksiniz ki hayalci denilen ama düşüncelerine sarılan insanların tarihte, Dünya’ da bıraktığı izler daima kalıcı olmuştur. İdeolojilerinin inandıklarının hiç bir önemi yok.

Sistemin sizi koyduğu değersiz yerde değilsiniz. Sizler bundan ötesiniz. Düşüncelerinizin her şeyi değiştirme gücü var. İnsan düşünceleriyle vardır. Hayal etmeyen, kurgulamayan , düşünmeyen bir insanın ölüden ne farkı vardır? Şimdi , tam şuan durun sadece durun parmaklarınıza bakın, kendinizi hissedin , yaşayan bedeninizi hissedin ve kendinize sorun geleceğe dair gerçekten ne istiyorum? Herkesin bana dayattıklarını mı istiyorum? yoksa ben bir şeyleri değiştirmek mi istiyorum? Bir köle mi olmak istiyorum yoksa bir önder mi olmak istiyorum? Boşa yaşamış barkodlu bir robot mu olmak istiyorum yoksa yaşayan bir tanrı mı?

Herkes değişim istiyor ama kimse harekete geçmiyor. Bugün farklı bir adım atın üzerinizde ki ölü hisleri bir ceket yapın ve bir kenara asın. Bugün benimle beraber bir adım atın. İlk başta emekleyeceksiniz , düşeceksiniz de ama alışacaksınız ve sonra ayağa kalkacaksınız. Beraber yürüyeceğiz ve koşacağız. Düşündüğümüz her şeyi gerçek yapacağız. Düşen dostumuzu kaldıracağız. Emin olun daha farklı bir dünya mümkün. Bizden alınanları geri getirmek mümkün. Öyleyse neyi bekliyoruz? bir kıvılcımla başlayıp bu ateşi tüm dünyaya yayalım!

-Rebellion

Neden Satanizm?

Neden Satanizm?

Daha önce sizlere satanizm hakkında bir çok şey anlatıldı ama neden satanizm? sorusu hakkında hiç açıklama yapılmadı. Bunun için bir sürü neden var. Satanist olduğunuzda hem kişisel hem enerjisel olarak bir yolculuğun başlangıcına ilk adımınızı atarsınız.

1-) Satanizm bilimseldir

Semavi dinlerin aksine Satanizm bilime karşı değildir. Satanizmde ki olgular bilimle ters düşmez ve hepsi açıklanabilir meselelerdir. Satanizm gelişimi ve düşünmeyi savunur ama semavi dinlerin tanrısı öyle midir veya onun din adamları? “Çok düşünme delirirsin.” “Çok düşünme dinden çıkarsın” Semavi dinler sizin düşünmenizi istemezler. Yıl 2017 olmuş hala Cinle evlenebilir miyim? Bir taraflarıma su kaçsa orucum bozulur mu? Dünya düz müdür? İnternet dabbe midir? Gibi saçma meseleleri göreceksiniz. Örnekleri çoktur ama sevdiklerimden bir taneyi buraya bırakayım.

Bu insanlar öyle tuhaftır ki düşünmeyi , stratejiyi eğiten satranç’ ı bile haram yapmışlardır.

2-) Satanizm kabullenmektir.

Bir durumu kabullenmeden gelişemezsiniz. Çoğu insan kabullenmeye kötü bir olgu gibi bakıyorlar ama hiç de öyle değildir. Bu hem kendi kişisel hayatınızda böyledir hem de genel durumlarda Örneğin; Kişisel hayatınızda yaptığınız hataları kabullenip evet ben hata yaptım diyerek kabullenip sonra çözmeye uğraşabilirsiniz ama kabullenmeyip suçu sürekli başka taraflara atıp kendinizde aramazsanız hiç bir gelişiminiz olmayacaktır. Hayatınız boyunca da aynı hataları yapacaksınız.  Aynı şekilde zayıflıklarınızı bilip kabullenmezseniz zayıflıklarınızın/hislerinizin oyuncağı olabilirsiniz ama onları kabullenip bilirseniz kontrol de edebilirsiniz. Bir sorunu çözebilmek için veya ondan en zararsız halde kurtulmak için ilk yol kabullenmedir.

kabullen

İnsan kendisini kabullendiğinde kendisiyle daha barışık olur. Satanizm semavi dinler gibi sizi belli kalıplarda tutup benliğinizi bile kabul etmeyecek duruma getirmez. Aydınlanmanın adımlarından biridir kabullenmek.

3-) Satanizm özgürce düşünebilmektir.

Satanist birey özgürce istediğini düşünebilir. Düşünmenin sınırları yoktur. Satanizm düşüncelerinize karışmaz. Şeytan Ayetler Kitabı’nda “Düşün düşünebildiğince! Gücün yettiğince düşün; anla kendini!” der. Semavi dinlerse “Sadece inan. Seni kurtaracak olan, İman’dır. Düşünme asla; girme günaha. Asla da yargılama kafanda” der. Satanizm özgürlüktür, özgürce düşünmenin zevkidir. Beyninize takılı zincirleri kırmaktır Satanizm.

Örnek olarak videoda da görebileceğiniz gibi akla gelen düşünceler , sorgulamalar , hayaller bile Şeytan’ ın bir vesvesesi olarak lanse edilmiştir ve kulak asılmaması söylenmiş. Semavi dinler her zaman yaptığı gibi insanın kendinden, arzularından , hayallerinden gelen düşünceleri bile kötü şeyler olarak lanse etmiştir! Müslüman bir robot aklına gelen düşünceleri ve istekleri Şeytan’a ait düşünceler olarak görür ve kendini kabullenmez. Kendini kabullenemediği gibi de kısır bir kölelik döngüsüne girer.

4-) Satanizm Sorgulatır.

Şeytan bizden açık beyinlere sahip olmamızı iser. Sorgulamamızı ve gözü kapalı inanmamamızı söyler. Satanistler hiçbir şeye körü körüne inanmazlar. Sorgularlar ve bilgilerini temellendirirler.Sorgula

5-) Şeytan kadına değer verir.

Satanizm erkek üstünlüğüne karşıdır. Semavi dinlerin ve takipçilerinin yüz yıllardır yaptığı eşitsizliğe karşı çıkar. Söylemez mi o dinlerin takipçileri “Kadın günaha teşvik eden bir Şeytandır.” diye? Satanizm kadını köle olarak gören her zihniyete karşıdır. Şeytan bir çok zaman vurguladığı gibi Kadının eşitliğini savunur ve kadınların da bunun farkında olup aydınlanıp köle olmamalarını söyler.

kadını

6-) Satanizm insanları ayırt etmez.

  Şeytan bizi olduğumuz gibi kabul eder yani insanları ayırt etmez. Hangi ırktan olduğumuzun ya da fakir-zengin olduğumuzun bir önemi yoktur. Siyah-Beyaz ten renkleri de onun için önemsizdir. Cinsel tercihlerimizi ve arzularımızı da kabul eder. Eşcinsel , travesti her nasılsan seni öyle kabul eder ve sever. Efendiye tabi olmak için olmadığın birini taklit etmen gerekmez bu taklitler ancak semavi dinlere mensup insanlara özeldir. Efendimizle birlikte olan herkes olduğu gibi olmalıdır.

7-) Satanizm cinsel istismara karşı durur.

Satanizm birinin cahilliğinden bir şey bilmezliğinden faydalanıp ondan faydalanmaya karşı durur. Tecavüz kesin bir dille yasaklanmıştır. Cinsel birleşim ancak iki kişi de rıza gösterirse olur. Kısacası Satanizm cinsel istismara karşı durur.

arzunun

Yazımı burada bitiriyorum umuyorum ki aydınlatıcı olmuştur.

-Rebellion