Etiket arşivi: satanizm ve kadın

Satanizm, İslam ve Kadın

Satanizm, İslam ve Kadın

Satanizm’de Şeytan kadına ve erkeğe eşit derecede önem verir. Birini diğerinden kayırmaz, birine kurallar koyup diğerini alabildiğine özgür bırakmaz. Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayan parçalardır tıpkı bir yapboz gibi.  Aşağıda görüldüğü gibi, Şeytan bizden kadın-erkek eşitliğini ister.

                                                      Ayetler Kitabı III.Bölüm

 Ayetler Kitabı II.Bölüm         

                                                    Ayetler Kitabı III.Bölüm

                                                   Ayetler Kitabı III.Bölüm

                                                   Ayetler Kitabı III.Bölüm

Bunlar sadece birkaç tanesi… Görüldüğü üzere Ayetler Kitabı’nda kadın-erkek eşitliği defalarca vurgulanıyor. Sizlere tatlı su Müslümanları gibi kulaktan dolma hadislerle, uydurulmuş hikayelerle değil, direk Şeytan’dan gelen sözleri sunuyorum. Şeytan bizlere aydınlığı getiriyor, dogma ve katı kurallar koymuyor. Hak, hukuk ve cinsellikte kadını bir birey olarak görüyor. Ben, şahsi olarak buraya açıklama yazma gereği duymuyorum, çünkü ayetler gayet açık ve net.

Haydi, bir de islamda kadın nasıl görülür, buna bakalım.

Kuran kadını ezmez, islamdan önceki arap toplumunda kızlar diri diri gömülürdü, cennet annelerin ayakları altındadır vesaire, vesaire…  Tatlı su Müslümanlarının hakkında hiçbir şey bilmediği islamı “ya bizim dinimiz çok adaletli çok eşitlikçi” demek ve kendilerini rahatlatmak için dillerine pelesenk ettiği cümlelerdir. Hayır efendim, Kuran kadını ezer,  mal yerine koyar.  Önce bakalım İslam öncesi arap toplumu ve inancı nasıl?

İslam öncesi Arap toplumunda bilinen en yaygın inanışa bakalım, Lat Uzza Menat Tanrıçaları. Yani o zamanlar toplumda tanrıça tapınımı vardı ki tanrıça tapınımı görülen kültürlerde kadınlar ezilmez, aksine saygı duyulur. Kadın, bereketin ve bolluğun temsilcisidir. İsteyen sitemizden belgeler bölümündeki Ana Tanrıça Şeytan ve Uyanış kitaplarını okuyabilir ama ben size bu konu hakkında yine Ayetler Kitabından bir ayet vereyim.

                                                         Ayetler Kitabı Bölüm III

Şimdi gelin Muhammed’in ilk karısı Hatice’ye bakalım. Muhammed’den önce iki evlilik yapmış, evliliklerinde çocukları olmuş, ticaretle uğraşan, mal varlığı zengin bir kadın. Kadınların diri diri gömüldüğü bu dönemde sizce nasıl olur da bir kadın hem üç evlilik yapabilecek, hem ticaretle uğraşabilecek, hem de mal varlığı olacak? Hani kadınlar köleydi, gömülüyordu?

Bu durum kritiğinden sonra, Kurana dönelim ve nasıl kadınların birer mal gibi görüldüğüne tanık olalım.

Nisa-24 Savaşta esir olarak ellerinize geçen cariyeler dışında, tüm evli kadınlarla evlenmeniz de Allah’ın yasasıyla size haram kılınmıştır. Bunların dışında kalan bütün kadınlar, kendilerine mal varlığınızdan bir kısmını mehir olarak vermeniz ve zina yolu ile değil, evlilik bağı yoluyla almak şartıyla size helaldir. Kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınlara hak ettikleri mehirlerini verin. Mehrin tespitinden sonra karşılıklı anlaşmak suretiyle mehrin az veya çok ödenmesinde size bir günah yoktur. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, yaptığı her şeyi yerli yerince yapandır

Mu’minun 5-6 Onlar/Müminler, mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri ile ilişki kurarlar

Nisa-4/3 Eğer (birden çok evlilikte kadınlar arasında) adaleti gerçekleştirmekten endişe ederseniz, bir kadınla veya eliniz altında olan cariyelerle yetinin

Bu ayetlerde görüldüğü üzere, savaşlarda esir alınan kadınlarla olan ilişkilerin helal olduğu görülmektedir. Savaş esiri alınan kadınlar, evli olsa bile haram değildir. Sizin malınızdır ve dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

Nisa-34 “Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.”

Ve çoğunuzun bildiği/duyduğu Nisa-34. Ayet. Erkeklerin karılarını dövebileceğini söyleyen, kadınlara itaat emri veren ayet.

Hazır bundan bahsetmişken Muhammed’in kendine onlarca kadın alması –ki yine şirin görünmek isteyen din adamları tarafından zor durumda kalan bir hanım ile evlenerek hem onu içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarmış, hem de bu konuda arkadaşlarına örnek olmuştur denilerek meşru kılınmış, fakat kendisi öldükten sonra karılarının nikahlanmasını da engellemiştir.-

33/AHZÂB-53: Ey iman edenler, Peygamberin evlerine, vaktine dikkat etmeksizin ve yemek için izin verilmedikçe girmeyin; ancak çağrıldığınızda girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın; sohbet etmek için de izinsiz girmeyin! Çünkü o, peygambere eziyet veriyor, üstelik sizden utanıyor; ama Allah, gerçeği söylemekten sıkılmaz. Bir de hanımlarına, gerekli bir şey soracağınızda bir perde arkasından sorun! Öyle yapmanız, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha çok temizdir. Sizin, Allah’ın peygamberini incitmeye hakkınız yoktur; arkasından hanımlarını nikahlayamazsınız da. Çünkü, bunlar, Allah katında çok büyük bir günahtır.

Konuyu uzatmamak ve sizleri sıkmamak adına, burada bırakıyorum, ama biliniz ki, Kuranda bunlardan daha fazlası var. Şimdi, soruyorum sizlere; bir tanrı hak hukuk ve eşitliği mi getirmeli, yoksa kimlerle evlenilebilir, cariyeler sizin savaş ganimetinizdir mi demelidir? Artık uyanmanın vakti gelmedi mi? Aydınlığa çok az kaldı…

-Zero (POL Üyesi)