Satanist kimdir?

Satanist bir birey toplumun ona dayattıklarını reddetme mükemmeliyetini göstermiş güçlü insandır. Toplumun sahte ahlak kurallarını bir köşeye koymuş , kalıplarından ve imageszincirlerinden kurtulmuş insandır. Satanist bir birey isyandır , aşktır , gerçek hisler taşıyan, farkındalığın sahibi olandır. Üreten kişidir. Sanatla ışığı taşıyandır. Sahteliğin en büyük düşmanıdır! Efendinin ona verdiği ışık ve kudret hissedilebilirdir. O , hiç sönmeden yanan ateşin bir parçasıdır. İstediklerini söküp alan, “istediğini alan üstün insan” formuna en yakın kişidir. Sürüye ayak uyduranlar her gün yerinde sayarken tanrısallığa giden yolda durmadan adım atabilen kişidir satanist. Her insanın içinde ki tanrısallığı fark eden ve bunu ortaya çıkarmak için çabalayandır. Şeytan’ dan aldığı ateşle tüm zihinleri aydınlatacak olandır.

Bilmelisiniz ki

Onların korkuyla kurdukları hastalıklı sistemlere karşı tek başınıza değilsiniz. Düşünceleriniz değersiz değil. Geldiğiniz nokta gücün ve uyanışın adeta bir başlangıcıdır. Bundan sonra da sürekli farkındalığımızın olması gereken şeyler vardır ki hayat aslında farkındalıktır. Davamız haklıdır. Yolumuz tertemiz bir yoldur. Bilgiyle verdiğimiz bu mücadele insanı köle yapmak isteyen tüm sistemlere karşı haklı bir mücadeledir. Özümüzdür doğal olan budur! Sahte tanrının ve onun hep geciktirmeye çalışıp, korkuyla zihinlere hüküm sürüp, asla ulaşmamızı istemediği o Yasak Elmadır. İçinizde uyuttukları ve size unutturdukları o tanrı/tanrıçayı uyandırma vaktidir artık. Koparın dallarından o ağacın ve hiç çekinmeden tadına varın özgürlüğe ilk adımın.

Gücünüzün farkında olun
Ve unutmayın…

“Şeytan’ın gücünün mutlak güce denk olduğu yerde
Elohim hiçbirşeydir.”

Işıkla Kalın!

-Rebelllion

                                                                                                   

İsa gerçekten var oldu mu?

İsa gerçekten var oldu mu ?

Bu yazı İsa’nın gerçekten var olmadığı, eski mitolojilerin tekrarı olduğu ve varlığına dair hiçbir tarihi kayıt olmadığı iddialarına cevap olması için hazırlanmıştır.

İsa’nın varlığına dair tarihi kayıtlar :

İsa’ya yaşadığı süre içinde yalnızca 12 kişi inandı ve İsa’nın yaşadığı zamanlar da başka bir sürü kişi de peygamberlik iddiasında bulunmuş olabilir. Bu yüzden o dönemde yaşayan her tarihçinin İsa’yı bilmesi bilsede diğer peygamberlik iddiasında bulunan kişilerden farklı olduğunu düşünüp tarihi kayıtlara geçirmesi zordur.Bu yüzden İsa’nın dönemin her tarihçisinin kayıtlarında var olması gerektiği düşüncesi saçmadır.

Buna rağmen İsa’ya tarihi kayıtlarda rastlanır. Bunlardan biri de Korneliyus Takitus’un (M.S. 55-120) kayıtlarıdır;

Bütün esenlik insandan gelmediği gibi, bütün ödülleri de prens sunamaz, aynı şekilde, Roma yangını ya da büyük yangının emrini verdiğine inanılan Nero’yu rahatlatmak amacı ile tanrılara takdim edilen bütün sunular da kötü şöhretinden onu kurtaramaz. Buna karşılık bu söylentileri bastırmak isteyen Nero, suçlamaları zorla kabul ettirmek için en usta işkencelerini, halk tarafından Hristiyanlar olarak isimlendirilen ve iğrençlikleri yüzünden herkes tarafından nefret edilen bu sınıf üzerinde hızlandırdı. Bu ismin kaynağı, Tiberyus’un yönetimi esnasında, bizim vekillerimizden olan Pontius Pilatus’un ellerinde en büyük cezayı çekmiş olan Christus isimli şahıstır. O an için engellenmiş bile olsa, uğursuz bir söylenti yüzünden sadece, her türlü kötülüğün ilk kaynağı olan Yahuda’da değil, aynı zamanda bütün dünyanın her tarafındaki gizli ve utanç verici şeylerin merkezini bulduğu ve popüler olduğu Roma’da da yayılmaya başlamıştır. (Annals XV, 44)

İsa’nın var olmadığını öne sürenlerin buna cevabı buradaki Christus’un isim anlamı olarak kutsanmış anlamına gelen başka bir şahıs olduğudur ismin yanlış yazılmasıyla da bu düşünceyi desteklerler. Pontius Pilatus MS 26-36 yılları arasında Roma İmparatorluğu’nun Yahudiye eyaletinin valiliğini yapmış bazı kaynaklarda da savcı olarak geçmektedir.Ve İsa’nın çarmıha gerilmesine karar veren şahıstır.Yani tarihi belgede geçen “Pontius Pilatus’un ellerinde en büyük cezayı çekmiş olan Christus” ifadesinde ki Christus İsa’yı kastetmektedir.Bu şekilde İsa’dan ve onun acı çeken takipçilerinden bahseden tarihi kayıtlar var hepsini buraya yazmam yazıyı gereksiz yere uzatır benim özellikle Korneliyus Takitus’un kayıtını alma nedenim bu kişinin antik roma döneminde en büyük tarihçi olarak anılması aynı zamanda senatör olması ve halk arasında dürüstlüğüyle bilinmesidir.Bu adamın İsa’nın ölümünden sonra doğması aklınızı karıştırmasın.İsa’nın ölümünden 20 yıl sonra doğmuştur arada fazla bir fark yok bir tarihçi için bu kadar yıl farkı geçmişte olan bir olayı öğrenmesi için engel değil ve kendisi bir senatör yani bütün devlet kayıtlarına erişme imkanına sahip.Ve Takitus’un yaşadığı dönemde Hristiyanlık tehlike olarak görülüyor ve Hristiyanlara işgence çektiriliyordu yani Roma’da Hristiyanlık hakim din değildi yalan söylemesi için hiçbir neden yok.

İsa’nın hikayesi diğer tanrılardan çalıntı mı ?

İsa var olmadı diyenlerin iddialarından birisi de İsa’nın eski güneş tanrılarının tekrarı olduğudur.İsa’nın hikayesinde geçen şeylerin eski tanrılardan alıntı olduğu ve bu yüzden İsa’nın kurgusal bir karekter olduğu iddia ediliyor.
Gündüzün iyilik olarak sembolize edildiğini gecenin ise kötülük olarak eski mitlerde sembolize edildiği Şeytanla tanrının savaşının aslında gece ve gündüzden esinlenildiğini söylüyorlar.Eğer bu doğru olsaydı çoğu mitteki ay tanrılarının (çoğunluğu tanrıça) kötü olması gerekirdi ama bunun aksine ay tanrılarının güzel vasıfları var.
Öncelikle İsa var olmadı diyenlerin güneş tanrısı zannettiği horus aslında güneş tanrısı RA

ra1.png

Ne horus ne aynı şekilde Seth’le kavgalı olan babası Osiris ise güneş tanrısı değildir.Ra’ya inanan firavunlar aynı zamanda Horus’ada inandıkları için Horus hatalı olarak güneş tanrısı olarak da bilinir.Horus güneşi ve ayı içine alan Gökyüzü tanrısıdır. Bunu iyi niyetli bir hata olarak kabul etsek bile Seth kötü bir tanrı olarak mitte yer alır ancak geceyle hiçbir alakası yoktur.Horus’un bir gözü güneşi diğer gözü ise Ay’ı simgeler. Seth Horus’la savaşırken Horus’un ayı simgeleyen sol gözünü çıkarmıştır.Bu olaydan sonra ay güneş kadar parlak olmayacaktır.Seth’in geceye etkisi yalnızca bu kadar yani anlattıkları gibi seth yendiğinde gece oluyor horus yendiğinde gündüz oluyor gibi bir şey söz konusu değil.gozu

Ve gerçek güneş tanrısı Ra’nında Seth’le bir savaşı yok.Gündüz – gece = iyilik-kötülük sembolizminin Mısır mitinde var olduğu iddiası bu yüzden saçma.

hrs1

Bunu açıklama gereği duydum çünkü hatalı bir şekilde İsa’nın ve Horus’un farklı zamanlarda yaşayan güneş tanrıları olduğundan bahsediyorlar ve sözde benzerlikleri sıralanıyor.Şimdi sıraladıkları benzerliklerin doğru olup olmadığını kontrol edelim.
-Horus u doğuran İsis ,bakire değil.
-Horus ve diğer hiçbir pagan tanrısı çarmıha gerilmedi. Çarmıha germe cezası ilk olarak Romalılar tarafından bu mitlerden çok daha sonra uygulanmaya başladı.
-Horus o dönemdeki her tanrı gibi 7 sülalesi tanrıydı yani bir tanrının oğlu olması onu İsa’yla benzer yapmaz
-Horusun 12 havarisi yoktu 16’sı insan 4’ü yarıtanrı olmak üzere 20 müridi vardı.
-Horus 12 yaşında öğretmen değildi
– Horus “güzel çoban” , “ Tanrı’nın koyunu ” gibi adlarla anılmadı. Onun isimleri “Gökyüzü Tanrısı”, “Savaşın Tanrısı” “Avın tanrısı”dır.
– 3 kral yıldızı takip ederek Horus’u bulmadı.Ve Yıldızı takip ederek İsa’yı bulanların sayısı İncil’de geçmez 3 müneccim sonradan işlenmiştir.Bazı kaynaklarda müneccimlerin sayısı 12 olarak geçer.
– Görevine 30 yaşında başladığına dair tarafsız bir kaynak yok.
– Öldükten sonra dirilen Horus’un babası Osiris Horus değil.
– Horus’un suyun üstünde yürüdüğüne dair bir veri yok. Horus, hiç kimseyi diriltmedi.

İsa’yı reddedenler durmuyor İsa’nın diğer tanrıların da kopyası olduğundan bahsediyor ve benzerliklerini sıralıyor tabiki de onlar da yanlış.

dionysus1.png

-Şarap tanrısı Dionysus çarmıha gerilerek ölmedi Titanların onu parçalaması sonucu öldü.
-Onu doğuran kadın ile ilgili iki farklı hikaye var iki hikayede de Zeus baba ama anneler değişiyor.Hikayenin birinde yer altı kraliçesi Persephone anne diğerinde ölümlü kadın Semele ikisininde bakire olduğuna dair bilgi yok
-Kendisi Alfa-Omega yani ilk ve son denilmedi.Zeusun onun gibi birsürü çocuğu var.
– 25 aralıkta doğduğuna dair bir bilgi yok.

attis

-Attis’in annesi Nana’nın bakire olduğuna dair bir bilgi yok.
-Attis kendisini kısırlaştırdığı için öldü çarmıha gerilmedi.
-Attis çam ağacı olarak diriliyor
-25 aralıkta doğduğuna dair bir bilgi yok

krisna.png

-Krishna’nın doğum günü her yıl Ağustos ayının sonlarında Krishna Janmashtami olarak
kutlanır. 25 Aralıkta doğduğu iddiası gerçek değil
-Krishna Jara adlı bir avcının onu yanlışlıkla vurması sonucu öldü çarmıha gerilmedi.
-Doğumunu müjdeleyen bir yıldıza dair bilgi yok. -Krishnanın kendinden büyük kardeşleri vardı. Kamsa’ya falcı Devaki’nin çocuklarının onu öldüreceğini söylendi. Kamsa, Devaki’nin bütün çocuklarını öldürmeyi kararlaştırdı. Krishna doğduğunda, Vasudeva gizlice bebek Krishna’yı Yamuna’ya uzatır. Kamsa Krishna’yı öldürmeye çalıştığında bebek, Hindu tanrıça Durga gibi görünür. Subhadra ve Balarama hariç Krishna’nın diğer kardeşleri Kamsa’nın elinden kurtulamaz.Kısacası Krishna’nın kendinden büyük kardeşleri vardı bir bakireden doğmadı.

İsa yusufun kopyası mı ?

İsa’nın yusuf’un kopyası olduğunu söyleyecek kadar bile ileri gidenler var !
-Yusufun mucizevi şekilde doğuşu İsa’nınkiyle karşılaştırılamaz bile Yusuf’un mucizevi doğuşu kısır bir kadının duayla çocuk sahibi olmasından ibaret .
-Yusufun 11 kardeşi vardı kendisiyle birlikte bu sayı 12. İsa’nın ise 12 havarisi vardı kendisiyle birlikte bu sayı 13.
-Yusuf 30 yaşında firavunun hizmetine giriyor.Firavunu hizmetine girmeden önce de yusufa peygamberlik gelmişti.Yani İsa’nın 30 yaşında göreve başlamasıyla bir benzerlik yok.

İsa güneş tanrısı mı?

İsa’nın var olmadığını iddia edenler güneş tanrısı zannettikleri horusla İsa’yı benzerleştirmeye çalıştıkları için İsa’nında aslında bir güneş tanrısı olduğunu söylerler. 22 aralığa kadar güneşin yıldızların haç şeklini oluşturduğu güney takım yıldızı üzerinden giderek alçaldığı , günlerin kısaldığı bununda güneş tanrısının ölümü olarak sembolize edildiğini 3 gün güneşin güneye doğru hareketinin
durmasından sonra ise güneşin yükselişe geçtiği söyleniyor buda güneş tanrısın dirilişi oluyormuş.Hristiyanlıkta ki noel kutlamasının 25 aralıkta olmasının nedeni buymuş ki Hristiyan mezheplerinde noel kutlaması farklıdır ve incilde noelin tarihi yazmaz. 21 aralıktan sonra günler uzamaya başlıyor 25 değil ve güneşin güneye harekitinin 3 gün durmasını nereden çıkardıklarını ise bilmiyorum.

clrsl.png

Aslında mantıklı gelebilirdi güneşin haçın üzerinde (güney takım yıldızı) gittikçe güneye hareket etmesi 3 gün sonra yükselmesi ilginç olabilirdi İsa’nın çarmıha gerilişi ve dirilişine benzediği için. Ama Noel isa’nın dirilişi ve ölümü değil.İsa’nın bir güneş tanrısı olduğunu göstermek için 25 aralığı diriliş gibi anlatıyorlar halbuki o tarih doğum yılı olarak kabul ediliyor ( o da yalnızca bazı Hristiyanlarca)Anlaşılan İsa’nın doğuşuyla, dirilişi Y A N L I Ş L I K L A karıştırmışlar.
İsanın çarmıha geçirildiği 3. günün sonunda dirilişi paskalya bayramı olarak kutlanır( 325 yılındaki İznik Konsili’nde Paskalya’nın bahar ekinoksundan (21 Mart) sonraki ilk dolunayın ardından gelen Pazar günü kutlanması kararı alındı). Bu da 25 aralık dirilişini çürüten ayrı bir kanıt.İsa’nın göğe yükselişinin 30 nisan-3 temmuz arasında ki tarihleri arasında değişen günde kutlanmasının nedeni ise günlerin uzamasının yani güneşinde İsa gibi yükselmesinin ekinoks’tan(günlerin uzamasından) sonra olmasıdır derler.
Bu yalana karşı savunmam şu öncelikle 21 marttan itibaren gündüz geceden uzun olmaya başlar ve 21 hazirandan sonra yavaş yavaş kısalmaya başlar ve 23 eylülde gece gündüzü geçer.Bu kutlamaların 30nisan-3 temmuz tarihi arsında olmasının nedeni paskalya orucundan 40 gün sonra olmasıdır. 40gün sonra olmasının anlamı ise İsa’nın öldükten 3 gün sonra dirildiğine ve birçok insana görüldükten sonra, 40. günde havarilere görünüp, göğe, Tanrı’nın yanına yükseldiğine inanılır.Yani günün geceden daha uzun olduğu için kutlansa bu tarihler 21 mart – 23 eylül arasındaki günlerden biri olarak her sene değişirdi yada mesihin gökte güneş gibi yükselişini sembolize ettiği için olduğunu farz edersek günün kısalmayı başladığı tarih 21 haziran olduğu için 21 mart-21haziran tarihleri arasındaki günler olarak değişmesi gerekirdi. Yani İsa’nın ölümünün , dirilişinin , doğuşunun, güneşle hiçbir alakası yok.

Paskalyanın ekinokstan sonra , noelin kış gündönümünde olmasının nedini bu tarihlerin güneşle ilgili olmasından(yalnızca güneşin hareketleriyle ilgili yukarda anlattığım gibi güneşi isa gibi anlamlandırması söz konusu değil) dolayı zaten antik pagan dinlerinde sürekli kutlanması ve paganlıktan Hristiyanlığa geçişin çabuk kabul görmesi içindir.Unutulmamalı ki bu tür doğa olayları çoğu dinlerde bayram olarak kutlanıyor . Ve hristiyanlıkta ki bayramların neredeyse tümünün paganlarda olması pagan olan Avrupa toplumunun Hristiyanlığa geçmesinden kaynaklanmaktadır. Elbetteki eski geleneklerini yeni dinlerinde de yaşatacaklardır .Paganlıktan Hristiyanlığa geçişi kolaylaştırmak için kilisenin Hristiyanlığa eklediği şeyleri de göz ardı etmemek lazım.Bunun benzerini ülkemizde de görüyoruz. Ülkemizde yaşanan İslamda eski türk inançlarının var olduğunu kim inkar edebilir ?

Zodyak çarkı ve İsa:

zddl

Zodyak çarkı güneşin dünyanın etrafında dolaşma hareketi yaptığı anda ziyaret ettiği yıldız kümelerini gösterir. Günümüzde bile bu güneş burçlarını insanlar doğum tarihine göre sahipleniyor.12 ayı ve 4 mevsimi gösterdiği için 4’e ayrılmış ve “+” şekli oluşmuş.Hayal gücü yüksek insanlar için bu kadarı bile İsa’nın hikayesiyle bağdaşlaştırılabilir.
“Güneş 12 burcu ziyaret ediyor , İsa’da öldükten sonra havarilerini ziyaret etti o halde İsa’nın hikayesi bu eski sembolden alıntı bu da İsa’nın aslında güneş tanrısı olduğunu gösterir “ diyorlar.İsa’nın 12 havarisi zodyakın 12 burcu demek istiyorlar yani. Ama böyle olması için İsa’nın kendisini gambazlayan havarisi Yahudayı da ziyaret ettiğini doğru kabul etmek gerekir yani İsa 11 havarisini ziyaret etmiştir güneşin 12 burcu ziyaretinden ilgisizdir.
Bu yazıda İsa’nın gerçekten var olduğunu , tarihi kayıtlarda geçtiğini, eski mitlerin tekrarı olmadığını ve bir güneş tanrısı olmadığını açıkladım. Bu İsa’ya sevgi beslediğim ya da dinine inandığım anlamına gelmez. Benim tek derdim bazı doğrulardan bahsetmek ve İsa kitabına İsa hiç var olmadı diye sallayanlara cevap vermekti. Işıkla kalın !
-DarkTemplar (POL Yazarı)